İzmir’in Konak ilçesi Basmane Kapılar mevkisinde pazartesi gecesi feci bir olay meydana geldi. Saat 23.15 sıralarında, taksi şoförü 52 yaşındaki Deniz Örer ile 24 yaşındaki yolcu D.M. arasında, iddiaya göre, ücret yüzünden tartışma çıktı. Tartışma büyüyünce, D.M. yanında taşıdığı tabancayla Örer’e ateş etti. Bu saldırı sonucunda ağır yaralanan Deniz Örer, olay yerinde hayatını kaybederken, D.M. olayın ardından taksinin direksiyonuna geçip hızla olay yerinden kaçmaya çalıştı. Hemen ardından, polis ekipleri şüpheliyi yakalamak için harekete geçti. Yapılan titiz çalışmalarla D.M.’nin kimliği ve kaçış güzergahı belirlendi. D.M., bir sokakta aracı terk edip yaya olarak kaçmaya çalışırken yakalandı ve üzerinde kullandığı tabanca da ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi ve mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Deniz Örer’in cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu morgundan alınarak, Bayraklı Naldöken Fevzipaşa Camii’ne getirildi. Cenaze namazı için meslektaşları saat 11.00’de Kahramanlar Fuar Taksi önünde toplanarak, cenaze alanına doğru konvoy oluşturdu. Meslektaşlarının oluşturduğu konvoyun en önünde, Deniz Örer’in saldırıya uğradığı taksi yer aldı. Cenazenin kılınacak namazın ardından Doğançay Mezarlığı’na defnedileceği belirtildi.
Hakikaten, taksi şoförü Ali Arda Karabulut, 2024 yılında cinayete kurban giden meslektaşı Oğuz Erge ile geçmişte birlikte çalıştığını anarak, “Beraber çalıştık, ardından Oğuz ayrıldı ve bir süre Otogar Taksi’de görev yaptı. 6 Şubat Hatay depreminde bizzat şahit oldum; depremzedeleri kendi cebinden karşılayarak hiçbir ücret talep etmeden taşıdı.” dedi. Karabulut, işlerini gönül rahatlığıyla yapmak istediklerini belirterek, “Artık bu yaşananlara kesinlikle bir önlem alınması gerekiyor. Ailelerimiz bu olaylardan sonra tedirgin oluyor ve geceleri çalışmamızı istemiyorlar. Bizim kimseye zararımız yok. Vatandaşa yardım etmek için buradayız.” ifadelerini kullandı. Geçmişte Oğuz’un kaybının henüz taze olduğunu hatırlatan Karabulut, Deniz Örer’in kaybının da büyük bir acı olduğunu dile getirdi.
Taksici Hasan Hüseyin Savaş da hayatını kaybeden meslektaşının uzun yıllar boyunca mesleğine hizmet veren değerli bir insan olduğunu vurguladı. Savaş, “Biz evimizden çıkarken ailemizle helalleşmek istemiyoruz. Evden çıkarken ailemize ‘Yarın sabah görüşür müyüz bilemeyiz; eğer görüşemezsek hakkınızı helal edin’ demek istemiyoruz. Yetkililere sesleniyoruz; güvenlik kabinleri ve can güvenliğimizin sağlanmasına yönelik adımlar atılmasını bekliyoruz.” diye belirtti. Acı kaybın derin olduğunu vurgulayan Savaş, böyle olayların bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.
Olayın ardından felakete uğrayan Deniz Örer’in akrabaları da endişe verici benzerliklere dikkat çekti. 2007 yılında Deniz Örer ile aynı sokakta, Tulumba Sokak’ta hayatını kaybeden Mustafa Girgin’in gelini Yeliz Yıldırım Girgin, “19 yıl sonra, eşimin çocukluk arkadaşı olan Deniz’in de aynı sokakta cinayete kurban gitmesi içler acısı.” diyerek, halk olarak böyle bir şiddet olayının bir daha yaşanmasını istemediklerini dile getirdi. Bu hüzünlü olay, taksicilerin güvenliği hakkında daha fazla önlem alınması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
1
İzmir’den TUSAŞ Saldırısına Sert Tepki
3123 kez okundu
2
“Başkan Pehlivan: Menemen’i karalamak yalan!”
2956 kez okundu
3
İzmir Süper Amatör’de Helvacı ve Özçamdibispor Berabere!
2806 kez okundu
4
Çiğli’de Modern Peyzajla Yeni Bir Dönem Başlıyor
2799 kez okundu
5
İZBAN Haftanın Her Günü Gece Yarısına Kadar!
2752 kez okundu