İnsan Hakları Derneği (İHD) kurucu üyesi Nimet Tanrıkulu, o tarihten bu yana 3 aydan fazla bir süre cezaevinde tutulmaktaydı. Tanrıkulu’nun yargılandığı davanın ilk duruşması, İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. Duruşmaya katılan Tanrıkulu, savunmasında kendi kimliğini ve mesleğini açık bir şekilde ifade etti. “Hayatımı yalan üzerine kurmam. Ben bir insan hakları savunucusuyum, feministim.” diyerek iddialara yanıt veren Tanrıkulu, insan hakları mücadelesinin şeffaf bir şekilde yürütüldüğü görüşünde olduğunu belirtti. Ayrıca “Şimdi de bir barış süreci yürütülüyor. Bunu değerli buluyorum. Tahliyemi istiyorum.” şeklinde sözlerini sürdürdü. Tanrıkulu’nun bu savunması sonrasında mahkeme, tahliyesine karar verdi.
Gözaltına alınmasının sebebine gelecek olursak, hakkında gizlilik kararı bulunan bir soruşturma kapsamında Tanrıkulu’nun evine baskın yaptı ve onu gözaltına aldı. Gözaltı işlemleri sırasında Tanrıkulu’nun yanında, aralarında siyasetçiler ve sendikacıların da bulunduğu toplamda 12 kişi daha aynı dosya çerçevesinde gözaltına alındı.Tanrıkulu ve sekiz kişiye, Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından Türk Ceza Kanunu’nun “terör örgütü üyeliği” ile ilgili düzenlemeleri uyarınca tutuklanma kararı verildi. Diğer dört kişi ise adli kontrol tedbirleri ile serbest bırakıldı.
12 Aralık 2024 tarihinde, Ankara’da bir savcı, Tanrıkulu’nun geçmişteki seyahatlerine, 2013-2014 yılları arasında yaşanan barış süreci sırasında Kürtlerin insan haklarıyla ilgili sivil toplum etkinliklerine katılımına, aynı baz istasyonundan alınan cep telefonu sinyallerine ve tanık beyanlarına dayanan muğlak çıkarımlarla “terör örgütü üyeliği”nden yargılanmasını talep eden bir iddianame sundu. Bu iddianame, Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından kabul edildi; ancak Tanrıkulu’nun İstanbul’da ikamet ettiği ve gözaltına alındığı için mahkemenin yargılama yetkisine sahip olmadığına hükmedildi.
Davanın gelişmesiyle birlikte, 3 Ocak 2025 tarihinde dava dosyası İstanbul’a gönderildi. İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen dosya ile Nimet Tanrıkulu, Ankara Sincan Kadın Cezaevi’nde tutukluyken İstanbul’da yargılanmaya başladı.
Tanrıkulu’nun durumu, Türkiye’de insan hakları, adalet ve ifade özgürlüğü konularında endişelere yol açtı. İnsan hakları savunucuları ve sivil toplum örgütleri, Tanrıkulu’nun gözaltına alınmasını ve tutuklanmasını hukukun, adaletin ve demokratik değerlerin ihlali olarak yorumladı. Tanrıkulu’nun dava sürecinin nasıl ilerleyeceği ve sonuçlarının ne olacağı, sadece onun değil, aynı zamanda Türkiye’deki insan hakları savunucuları üzerinde de büyük bir etki oluşturacaktır. Bu davanın seyri, demokratikleşme ve insan hakları konularındaki tartışmaları yeniden gündeme getirecektir.
1
“Uraloğlu: Posta Sektöründe Yeni Stratejiler Geliyor”
2943 kez okundu
2
İzmir Körfezi’nde Temizlik Çalışmaları Başladı!
2821 kez okundu
3
Özgür Özel: Meydanlardayız, Durmayacağız!
2774 kez okundu
4
Anık, İstifa Etti: Mücadele Devam Edecek!
2753 kez okundu
5
Kaçak Kazı Yaparken Jandarmaya Yakalandılar!
2744 kez okundu