Karşıyaka’da Müdür Sürgünleri Kamu Zararına Yol Açtı
2328 okunma

Karşıyaka’da Müdür Sürgünleri Kamu Zararına Yol Açtı

Ocak 13, 2026 12:00
Karşıyaka’da Müdür Sürgünleri Kamu Zararına Yol Açtı
0

BEĞENDİM

Dün, Karşıyaka Belediyesi’nde 8 eski kadrolu müdür ile bir başkan yardımcısının Örnekköy’de bulunan spor salonuna sürülmesiyle ilgili iddialar kamuoyuna yansımış, bu durumun yaratılan ‘kamu zararı’ tespit edilmiştir. İddialara göre, bu müdürler görev tanımları yapılmadan, fakat maaşlarının ödenmeye devam ettiği ifade edilmiştir. Böyle bir durumun, yerel yönetim anlayışının sorgulanması gerektiğine dikkat çekmektedir.

Belediyelerdeki ‘sürgün’ sonucu görevlerinden uzaklaştırılan bu kişilerin, herhangi bir somut iş tanımı olmadan çalışıp çalışmadıkları, kart basıp mesai doldurup doldurmadıkları ve fiilen üretmedikleri belirtilmiştir. Yine, bu kişilerin hâlâ müdür statüsünde olduğu ve maaş almaya devam ettikleri iddiaları dikkat çekicidir. Bu noktada akıllara şu soru gelmektedir: Yaratılan kamu zararı hangi yönetim anlayışı ile açıklanabilir? Eğer bu kişiler aktif görevleri yapılmıyorsa, niçin başka bir göreve atanmadıkları da sorgulanmalıdır.

Karşıyaka’da gündeme gelen bu iddialar, aslında İzmir’in ve Türkiye’nin çeşitli yerel yönetimlerinde sıkça yaşanan ancak genellikle dile getirilmeyen bir gerçeği de ortaya koymaktadır. Belediyelerdeki yöneticilerin, kaçının gerçek anlamda hizmet ürettiği ve kaçının çay-kahve içip mesai doldurduğu gibi sorular, Türkiye genelinde bir tartışma konusu haline gelirken, bu durumun ne kadar normalleştiği de gözler önüne serilmektedir.

Bu bağlamda, tüm belediyelerin kendi iç süreçlerinde bu tip soruları ciddiye almaları ve gereken önlemleri ivedilikle alarak bu durumu düzeltmeleri gerektiği vurgulanmaktadır. Mevcut durumun sürdürülebilir olmadığı ve yerel yönetimlerin halkın güvenini sarsabileceği üzerine ciddi düşünülmesi gereken bir konudur. Bu nedenle, yetkililerin bu sorunları tespit etmesi ve gerekli adımları atması, toplumsal kamuoyuna karşı bir sorumluluk olarak değerlendirilmelidir.

Böylesi bir kamu zararı, sadece finansal kayıplara neden olmakla kalmamakta, aynı zamanda kurum kültürü üzerinde de olumsuz etkiler oluşturmakta ve halkın yerel yönetimlere olan güvenini sarsmaktadır. Bu noktada, çözüm önerileri sunmak ve olayların ciddiyetinin anlaşılması için şeffaflık, hesap verebilirlik ve etkinlik gibi unsurlar üzerinde durulması gerekmektedir.

Sonuç olarak, belediyelerde yaşanan bu tür durumlar, yalnızca kendine özgü sorunlar olarak değil, toplum açısından önemli birer problem olarak kabul edilmeli, bu konuların üzerine gidilerek kalıcı çözümler üretilmelidir. Hem yerel yönetimlerin işleyişi hem de kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından bu tür uygulamaların gözden geçirilmesi ve düzeltilmesi şarttır.

HABER MERKEZİ

En az 10 karakter gerekli