İzmir’de Yağışlar Tarımı Tehdit mi Ediyor?
967 okunma

İzmir’de Yağışlar Tarımı Tehdit mi Ediyor?

Şubat 14, 2026 10:33
İzmir’de Yağışlar Tarımı Tehdit mi Ediyor?
0

BEĞENDİM

ZİRAAT Mühendisleri Odası (ZMO) İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, son dönemlerde İzmir’de meydana gelen şiddetli yağışların tarımsal üretime katkı sağlaması için iyi bir şekilde muhafaza edilmesi gerektiğini vurguladı. Çakıcı, “İzmir’de yıl boyu ihtiyaç olan toplam yağışın dörtte biri bir haftada yağarsa ve bu suyu muhafaza edemezsek, kalan günlerde kuraklığı yaşamaya devam ederiz” şeklinde bir açıklama yaptı. Bu durum, İzmir’in tarımsal üretim açısından kritik bir tehdit altında olduğunu gözler önüne seriyor.

İzmir, Türkiye’nin tarım sektöründe önemli bir yere sahiptir. Ancak bu şehir, yaz aylarındaki yüksek sıcaklık ve kuraklıktan, kış aylarındaki aşırı yağış ve fırtınalardan olumsuz etkilenmektedir. Örneğin, 2022 yılının Ocak ayında yağan yağış miktarı metrekareye 134,8 kilogram olarak kaydedilirken, 2023 yılının Ocak ayında bu miktar yüzde 65 artış göstererek 223,7 kilogram olarak gerçekleşti. Şubat ayının ilk haftasından itibaren ise etkisini artıran şiddetli yağışlar, eğimli arazilerde erozyona ve tarım arazilerinde su baskınlarına yol açtı. ZMO İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, bu durumun özellikle Selçuk ve Menemen ilçelerinde görüldüğünü belirtti ve drenajı yetersiz olan taban arazilerde göllenmenin ekili alanları olumsuz etkilediğini açıkladı.

Çakıcı, “Yağmur suları büyük nehirlere, derelere ve çaylara ulaşıyor. Ancak yapılaşma, maden sahaları ve yol çalışmalarının etkisiyle, eğimli yamaç arazilerinin doğal drenajı bozuluyor” dedi. Doğal drenaj sistemlerinin bozulması sonucu, aşırı yağışlarda meydana gelen su birikintileri, sele dönüşerek tarım alanlarına zarar veriyor. Bu durum, tarımsal üretimi tehdit eden bir sorun haline geliyor.

Şiddetli yağışların yanı sıra, bazı ilçelerde orman yangınlarıyla birlikte sel ve erozyon olaylarının da meydana geldiğini belirten Hakan Çakıcı, “Orman alanları suyu tutmakta, akışını yavaşlatmakta ve toprağa sızmasını sağlamaktadır. Ancak bitki örtüsü olmayan çıplak arazilerde su, doğrudan dere yataklarına akmaktadır. Eğimli arazilerdeki kuvvetli yağışlar, toprakta bulunan faydalı kısımların akıp barajlara, göllere ve denizlere taşınmasına neden olmaktadır. Bu durum, tarım yapılabilecek nitelikteki toprağın kaybına yol açıyor” diye belirtti.

Çakıcı, iklim değişikliğine bağlı ekstrem hava olaylarının tarımsal üretimi olumsuz yönde etkilediğini ifade etti. “150 gün yağmur yağmaması da, kısa süre içinde yaşanan aşırı yağışlar da istenen bir durum değil” dedi. Şiddetli yağışların yalnızca küçük bir kısmını barajlarda toplayabildiğimizi söyleyen Çakıcı, “İzmir’de yıl boyu ihtiyaç olan toplam yağışın dörtte biri bir haftada yağarsa ve bu suyu muhafaza edemezsek, kalan günlerde kuraklığı yaşayacağız. Tarımsal sulamada kullanılmak üzere bölgesel, küçük ölçekli göletler ve barajlarla yağmur suyunu tutmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Sonuç olarak, şiddetli yağışların yüzey akışına geçmesi ve toprak tarafından emilememesi, tarım alanları için ciddi bir tehlike oluşturuyor. Çakıcı, “Yağış, yavaş ve düzenli bir şekilde düştüğünde su toprağa sızarak yer altı sularını beslemektedir. Ancak çok kuvvetli yağışlarda su yüzeyden akıp gitmekte ve bu durum hem eğimli arazilerde toprak kaybına neden olmaktadır, hem de muhafaza edilemeyen su, derelere karışarak israf olmaktadır. Düz arazilerde ise biriken su, bitkilerin

En az 10 karakter gerekli