Radikal Eğitim Kurumları’nın yöneticisi Ozan Çırak, kurumun diğer eğitim kurumlardan ayıran temel unsurları üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Çırak, “okulu okul yapan” unsurların başında öğretmen ve öğrenciyi göstererek, bu iki bileşenin eğitim süreçlerinin kalbinde yer aldığını vurguladı. Kurumun en güçlü yönünün insana yapılan yatırım olduğuna işaret eden Çırak, akademik anlamda disiplinli ve güçlü bir altyapıya sahip olduklarını açıkladı. Ayrıca, İzmir genelinde 30 farklı kurs/kurum olduğunu hatırlatarak, bu geniş ağın akademik kadro derinliği oluşturduğunu ve başarıyı doğrudan desteklediğini ifade etti.
Programın sunucusu Deniz Kafalı Kaya, ebeveynler açısından çocukların okul ortamında güvenli ve huzurlu hissetmelerinin akademik başarıdan daha önemli olduğunu belirtti. Çocukların mutsuz ve güvende hissetmemesinin, akademik eğitimin etkinliğini etkilediğini dile getiren Kaya, Ozan Çırak’ın da eğitim süreçlerinde güvenin temel unsur olduğunu vurguladığını belirtti. Çırak, öğrenci ve velilerin kuruma duyduğu güvenin şeffaf yönetimle güçlendirildiğini aktardı.
Ozan Çırak, “iyi öğrenci” tanımının yalnızca akademik notlarla sınırlı olamayacağını, saygılı, kurallara uyan ve doğru ile yanlışı ayırt edebilen öğrencilerin bu tanıma dahil olduğunu açıkladı. Programda, öğrencilerin notlarla yarıştırılmadığı, güven temelli, vicdan ve sevgi odaklı bir eğitim modeli benimsendiği anlatıldı.
Akademik ya da sosyal uyum konusunda zorlanan öğrenciler için “bireyselleştirilmiş akademik program” uygulandığına dikkat çeken Çırak, bu sayede öğrencilerin takip edildiğini hissedeceklerini belirtti. “Özel hissettirmek pohpohlamak değildir” diyen Ozan Çırak, öğrencinin eksik yönlerini kapatan, güçlü yönlerini geliştiren programlarla ilerlediklerini açıkladı. Kurum, dil yetkinliği geliştirme kurslarından, robotik etkinlikler ve sanata kadar birçok alanda öğrencilere fırsatlar sunmaktadır.
Programın bir diğer önemli noktası ise birebir dersler olduğuydu. Ozan Çırak, birebir derslerin ek bir ücret talep edilmeden sunulduğunu, çünkü bunların eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. Ayrıca, sınav stresiyle mücadelede, öğrencilerin akademik eksiklikleri, zaman yönetimi ve otokontrol sorunları için kurum psikologlarından destek alındığını söyleyerek, bu sürecin önemi üzerinde durdu.
Ozan Çırak, özel okulların bir ticarethane olmadığını, eğitimi “üretim” olarak gördüklerini belirterek, özel okul anlayışının farklı bir perspektif ile ele alınması gerektiğini ifade etti. Öte yandan, disiplin cezaları konusunda mevcut Milli Eğitim mevzuatına bağlı kalınsa da, farklı yaptırımların tartışılması gerektiğini vurguladı. Deniz Kafalı Kaya ise uzaklaştırma cezalarının bazen bir tatil fırsatına dönüşebileceğini belirterek, bu konuda daha etkili yöntemlerin geliştirilmesi gerektiğini savundu.
Akran zorbalığı ile ilgili olarak Ozan Çırak, okul içinde bu tür durumların karşılaşılmadığını ve değerler eğitimi ile saygı kültürünün güçlendirildiğini belirtti. Semester tatilinin bir “fırsat dönemi” olduğunu da belirten Çırak, bu dönemde eksiklik
1
“Uraloğlu: Posta Sektöründe Yeni Stratejiler Geliyor”
2920 kez okundu
2
İzmir Körfezi’nde Temizlik Çalışmaları Başladı!
2794 kez okundu
3
Özgür Özel: Meydanlardayız, Durmayacağız!
2745 kez okundu
4
Anık, İstifa Etti: Mücadele Devam Edecek!
2730 kez okundu
5
Kaçak Kazı Yaparken Jandarmaya Yakalandılar!
2717 kez okundu