Çocuklarımızı Koruyalım: Yoksulluk Faciası!
1824 okunma

Çocuklarımızı Koruyalım: Yoksulluk Faciası!

Kasım 13, 2024 14:01
Çocuklarımızı Koruyalım: Yoksulluk Faciası!
0

BEĞENDİM

“`html

ÇOCUKLARIMIZI KORUMALI, ONLARA SAHİP ÇIKMALIYIZ.

21. yüzyılın Türkiye’sinde yaşanan derinleşen yoksulluk, sosyal facialara yol açarken, Cumhuriyet Halk Partisi Efes Selçuk İlçe Başkanı İpek Onbaşıoğlu’nun yaptığı basın açıklaması da bu konudaki endişeleri gündeme getirdi. Başkan Onbaşıoğlu, 11 Kasım 2023 tarihinde Efes Selçuk’ta meydana gelen ve 5 çocuğun hayatını kaybetmesine yol açan facianın, derin yoksulluğun acı sonuçlarını pekiştirdiğini belirtti. Hayatını kaybeden çocuklar; Fadime Nefes, Funda Peri, Aslan Miraç, Masal Işık ve Aras Bulut olarak anıldı. Acı bir şekilde yaşamlarını yitiren bu evlatlarımız, annelerinin hurda toplamaya gittiği sırada elektrik sobasından kaynaklı bir yangın sonucunda hayatlarını kaybetti. Başkan Onbaşıoğlu, olayın ulusal çapta yaşanan bir yas ve üzüntü sebebi olduğunu ifade etti ve derin yoksulluğun toplumsal etkilerine dikkat çekti.

Onbaşıoğlu, Türkiye’de son 20 yıldır iktidardaki hükümetlerin, halkın gereksinimlerini göz ardı ettiğini ve yoksullaşmaya seyirci kaldığını vurguladı. “Bugün Türkiye’de giderek derinleşen bir yoksulluk var, eşitsizlik var, büyük bir geçim sıkıntısı var. İnsanlarımız geçinmekte zorlanıyor, temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor” dedi. CHP grubunun bu konuda bir araştırma önergesi yazacağını da sözlerine ekleyerek, yoksul kesimlerin her geçen gün daha da direnciz hale geldiğini belirtti.

Başkan Onbaşıoğlu, “sosyal devlet” durumunu eleştirerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal devlet olgusunu güçlendirmek yerine, iktidarın kendi zenginlerini yarattığını belirtti. Bu durum, halkın büyük bir çoğunluğunun artan gelir adaletsizliği altında ezilmesine neden olmakta. Efes Selçuk’ta yaşanan bu trajedi, sosyal adaletsizliğin derin bir toplumsal sorun haline geldiğinin göstergesi olarak vurgulandı. Çocukların aç girmesi, ailelerin geçim mücadelesi yapması ve bu bağlamda yerel yönetimlerin etkisiz kalması gibi durumlar dile getirildi. “Belediyeler, halka en yakın kurumlar olmasına rağmen her geçen gün elini kolunu bağlayan bazı uygulamalara maruz kalıyor” ifadeleriyle yerel yönetimlerin durumu aktarıldı.

Türkiye’de bir “sadaka kültürü”nün oluştuğuna da dikkat çeken Onbaşıoğlu, bu durumun yurttaşların çalışabilecekleri ekonomik sistemlerin yok olmasından kaynaklandığını belirtti. Oluşan bu yoksulluk, kadın istihdamının azalmasına yol açmakta, bu da kadınların çalışma hayatına katılımlarında baskı oluşturmaktadır. Genç kız çocuklarının eğitimi, daha önce orta sınıf olarak tabir edilen fakat giderek yoksullaşan halk kesimlerinin çocukları için büyük bir sorun teşkil eder hale gelmiştir. Başkan Onbaşıoğlu, yaşanan bu acının, genel sosyal yapı üzerindeki olumsuz etkilerini gözler önüne serdiğini dile getirdi.

“VATANI KORUMAK ÇOCUKLARI KORUMAKLA BAŞLAR”

Onbaşıoğlu, “Çocuklarımız oyun oynamaları, eğitim almaları, resim yapmaları ve sadece gelecekleri için hayal kurmaları gereken bir yaşta sosyal ekonomik krizle yüz yüze. Bu sorumluluk tüm toplumun, iktidarın ve yerel yönetimlerin ortak yükümlülüğüdür. Ancak, iktidarın oluşturduğu olumsuz dengeleri ne yerel yönetimler ne de sosyal dayanışma grupları düzeltebilir” diyerek bu durumun altını çizdi.

Yaşanan kahredici olayın çaresinin olmadığını biliyoruz, ancak gelecekte daha iyi bir düzenin kurulabilmesi için mevcut tablo üzerinde düşünülmesi gerektiğini vurg

En az 10 karakter gerekli