Yirmi iki yıl önce “yasakları bitirme” vaadiyle iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), bu süreçte basın ve ifade özgürlüğünü adım adım yok etme yoluna gitti. AKP hükümetleri, her yasama döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) geçirdikleri yasakçı ve baskıcı sansür yasalarıyla, gazetecilerin özgürlüğünün yanı sıra halkın haber alma hakkını da elinden aldı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Meclis’e getirilen ‘etki ajanlığı’ düzenlemesine tepki göstererek, 22 yıllık süreçte Meclis’ten geçen her düzenlemenin basın ve ifade özgürlüğüne darbe vurduğunu belirtti.
Çakırözer’in derlediği bilgilere göre, 2007’nin Mayıs ayında kabul edilen 5651 sayılı Kanun, iktidara ‘haberlere erişim engelleme’ yetkisi verdi. Bu yasa, internet haber sitelerine ve sosyal medya platformlarına erişim yasağının kapısını araladı. Geçen yıllar içinde 2014, 2015, 2016, 2020 ve 2022 yıllarında bu kanunda birçok değişiklik yapıldı. Her seferinde özgürlükleri daha da kısıtlayan düzenlemeler, ya AKP’li milletvekillerinin oylarıyla ya da Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK’lar) ile yürürlüğe girdi.
15 Temmuz 2016’daki FETÖ darbe girişimi sonrasında ilan edilen Olağanüstü Hal Yönetimi (OHAL) ile Türkiye’deki medya yapısı tümüyle değişti. OHAL gerekçesiyle birçok yayın kuruluşu kapatılırken, iktidara muhalif olan gazetecilere ve yazarlara yönelik adli süreçler işletildi. KHK’lar ile yüzlerce medya kuruluşunun kapandığı gözlemlendi.
2017’de tek adam rejimine geçişle birlikte, basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskılar çok daha arttı. Mart 2018’de, Radyo ve Televizyon Üst Kurumu’na (RTÜK) internet yayınlarını denetleme yetkisi verildi. Bu düzenleme ile RTÜK, dijital yayın platformlarına müdahale edebilme gücünü elde etti. 2018’de Basın Enformasyon Genel Müdürlüğü kapatılarak, Cumhurbaşkanlığına bağlı İletişim Başkanlığı kuruldu. Bu süreçte basın kartlarına ilişkin düzenlemeler de değiştirildi.
Ekim 2019’da Yargı Reformu Paketi ile ‘Haber verme ve eleştiri amaçlı düşünce açıklamaları suç oluşturmaz’ biçiminde bir yasak getirildi. Ancak bu durum gazetecilere yönelik soruşturma ve tutuklamaları durdurmadı. Nisan 2020’de Covid-19 salgını sebebiyle yapılan infaz düzenlemesinde, gazetecilerin yararlanamaması dikkat çekti. Aynı dönemde, kısıtlama getiren yeni yasalarla basın ilan kurumu üzerinden yapılan birçok sansür uygulamaları hayata geçirildi.
Temmuz 2020’de kabul edilen sosyal medya yasası, internet içeriklerine erişim engellemelerini artırdı. Eylül 2020’de Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile İletişim Başkanlığı’na stratejik iletişim alanında geniş yetkiler verildi. Mart 2022’deki Tüketiciyi Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklikle, erişim engelleme yetkisi daha da genişletildi. Ekim 2022’de ise, ‘dezenformasyonla mücadele’ adı altında yeni sansür yasası Meclis’ten geçti. Bu düzenleme kapsamında
1
“Uraloğlu: Posta Sektöründe Yeni Stratejiler Geliyor”
2925 kez okundu
2
İzmir Körfezi’nde Temizlik Çalışmaları Başladı!
2801 kez okundu
3
Özgür Özel: Meydanlardayız, Durmayacağız!
2751 kez okundu
4
Anık, İstifa Etti: Mücadele Devam Edecek!
2735 kez okundu
5
Kaçak Kazı Yaparken Jandarmaya Yakalandılar!
2724 kez okundu