İzmir’in Yatırım Sorunu ve CHP’nin Geleceği
1852 okunma

İzmir’in Yatırım Sorunu ve CHP’nin Geleceği

Mart 9, 2026 11:20
İzmir’in Yatırım Sorunu ve CHP’nin Geleceği
0

BEĞENDİM

Programın açılışında ülkedeki genel duruma dikkat çeken Bayır, “Memleket ne kadar iyiyse biz de o kadar iyiyiz. Ülke gerçekten ateşten bir çemberin içinde,” diyerek ülkenin içindeki zorlukları vurguladı. Dünya siyasetindeki gelişmelerin Türkiye üzerindeki etkilerini dile getiren Bayır, özellikle ABD’nin İran ve Venezuela üzerindeki politikalarını eleştirerek, bu durumun Türkiye’nin ekonomisinde ciddi yansımaları olduğunu iddia etti. Petrol ve enerji hatlarının hedef alınmasının, akaryakıt fiyatları ve enflasyon üzerinden Türkiye’ye yansıdığını ifade eden Bayır, artan benzin ve motorin fiyatlarının yurttaş üzerindeki olumsuz etkilerini dile getirdi. “Bunun faturası yine çalışanlara, asgari ücretliye ve emekliye çıkacak,” dedi.

Bayır, İzmir’in merkezi yönetim tarafından yıllardır yeterince yatırım almadığını belirterek, “İzmir’den toplanan vergilerin geri dönüşü yüzde 4-5 civarında. İktidarın güçlü olduğu kentlerde ise bu oran yüzde 60-70’lere kadar çıkıyor,” şeklinde konuştu. İzmir’in ulaşım, çevre yolu, körfez temizliği ve altyapı problemleri gibi temel sorunlarının merkezi yönetim tarafından yeterince desteklenmediğini savunan Bayır, şehrin yıllardır kendi imkanlarıyla ayakta kalmaya çalıştığını belirtti.

Programda CHP’ye yönelik siyasi baskılar ve parti içi tartışmalar da gündeme geldi. Bayır, CHP’nin son seçimlerde önemli bir başarı elde ettiğini ancak bu başarı sonrası partiye yönelik yeni bir sürecin başlatıldığını savunarak, “Ne zaman ki sol, sosyal demokratlar iktidara yürümeye kalksa birileri ortaya çıkıyor ve bizi birbirimize düşürüyor,” dedi. Geçmişte merkez sol partilerin bölünerek seçime girmesinin sağ siyasetin önünü açtığını belirten Bayır, bugün de benzeri bir ayrışma ortamının oluşturulmaya çalışıldığını ifade etti.

Bayır, CHP içinde isimler üzerinden ayrışma yaratılmaya çalışıldığını vurgulayarak, “İmamoğlu, Mansur Yavaş, Özgür Özel, Kılıçdaroğlu üzerinden parti içinde yeni cepheler oluşturmaya çalışıyorlar,” değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca, parti içindeki sorunların sosyal medya üzerinden sert bir dille tartışılmasının CHP’ye zarar verdiğini belirten Bayır, “Bir telefon kadar yakın insanların kanlı bıçaklı hale getirilmesi kimseye fayda sağlamaz,” diyerek parti içinde bir sağduyuya ihtiyaç olduğunu vurguladı.

CHP’de aday belirleme süreçlerine dair düşüncelerini de paylaşan Bayır, milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyesi adaylarının tabanın iradesiyle belirlenmesi gerektiğini savundu. “Ben delegeyle değil, tüm üyeyle ön seçim diyorum. Üye seçerse doğruyu seçer,” diyen Bayır, geçmişte ön seçimle belirlenen isimlerin partiye daha güçlü bir bağlılık gösterdiğini ifade etti. Parti içinde liyakat ve emek yerine yakın çevre ilişkilerinin etkili olmasının, hem örgütü hem de seçmen desteğini zedelediğini söyleyen Bayır, İzmir’deki oy oranlarındaki düşüşün bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Bayır, “İzmir artık kale değil. Oylar geriledi. Bunun nedenini masaya yatırmak gerekiyor,” diyerek parti yönetiminin bu durumla yüzleşmesi gerektiğini ifade etti. İl ve ilçe örgütlerinin belirlenmesinde tabanın sesinin yeterince dikkate alınmadığını savunan Bayır, tepeden belirlenen isimlerin örgütte zayıf bir görüntüye yol açtığını da belirtti. Parti içi demokrasinin güçlendirilmesi gerektiği fikrini öne çıkaran Bayır, il başkanlıklarının ve ilçe örgütlerinin sürekli üretim yapan merkezler haline gelmesi gerektiğini kaydetti.

CHP İzmir İl Başkanlığı’nın üniversiteler, meslek odaları, esnaf birlikleri ve sivil toplumla daha güçlü bağ kurması gerektiğini belirten Bayır, geçmişte hayata geçirdikleri “bilim yürütme kurulu platformu” benzeri yapıların

En az 10 karakter gerekli