TÜSİAD’ın eski yöneticileri Orhan Turan ve Ömer Arif Aras, 13 Şubat 2025 tarihinde derneğin Genel Kurulu’nda yaptıkları konuşmalar nedeniyle ‘Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ ve ‘Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçlamalarıyla dördüncü kez hakim karşısında çıktı. Duruşma, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda bulunan 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. Tutuksuz sanıklar Orhan Turan, Ömer Arif Aras ve avukatları duruşmaya katıldılar.
Önceki celselerde savcı, sanıklara yönelik esasa ilişkin mütalasını sunmuştu. Savcı, Turan ve Aras’ın ‘Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ ve ‘Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçlarından 1 yıl 10 aydan 5 yıl 6 aya kadar hapis cezası almalarını talep etmişti. Bu durum, mahkemenin gündeminde kritik bir yer buldu ve kamuoyunun dikkatini çekti.
Duruşma sırasında esasa ilişkin mütalaaya yanıt veren sanıklardan Ömer Arif Aras, yaptığı savunmada dava konusu olan beyanlarının incelenmesi sonucunda suçlamaların ortaya çıkmadığını ifade etti. Aras, konuşmasının bağlamından koparıldığını savunarak, “20 dakikalık konuşmam, ekonomik kalkınmaya yönelik bir içerikle yapılmış olup tamamen iyi niyetle yapılmıştır” dedi. Ayrıca, konuşmasının güncel meselelere değindiğini fakat isim kullanmadan bu konulara yaklaşarak herhangi bir suç unsuru taşımadığını belirtti.
Aras, “Buradan suç üretilmeye çalışılması anlamsızdır. Savcılığın esas hakkındaki mütalaasında hukukun evrensel ilkelerine aykırı bir değerlendirme yapıldığını gördük. Aynı konuşmanın TÜSİAD internet sitesinde yayımlanması ayrı bir suç olarak değerlendirilemez” şeklinde konuştu. Kendi yaşamında 72 yıllık bir geçmişle hiç mahkemeye çıkmamış bir birey olarak, yaptığı konuşmanın suç gibi gösterilmesini kabul edemeyeceğini vurguladı.
Duruşmanın ardından mahkeme, Orhan Turan ve Mehmet Ömer Arif Aras hakkında ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezasına çarptırılmalarına karar verdi. Bununla birlikte, ‘Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçlamasından beraatlerine hükmedildi. Mahkeme, verilen hapis cezasının açıklanmasının geri bırakılmasına da karar verdi.
Bu karar, kamuoyunda oldukça fazla yankı buldu ve hem sanıkların hem de ortada olan duruşmanın siyasi ve toplumsal etkileri üzerine çeşitli yorumlar yapıldı. Savunma tarafının iddiaları, davanın arka planı ve şartları incelendiğinde, Türkiye’deki yargı sisteminin bağımsızlığı ve adaletin sağlanabilmesi açısından büyük bir önem taşıdığı bir bir kez daha öne çıktı.
1
“Uraloğlu: Posta Sektöründe Yeni Stratejiler Geliyor”
2940 kez okundu
2
İzmir Körfezi’nde Temizlik Çalışmaları Başladı!
2820 kez okundu
3
Özgür Özel: Meydanlardayız, Durmayacağız!
2771 kez okundu
4
Anık, İstifa Etti: Mücadele Devam Edecek!
2751 kez okundu
5
Kaçak Kazı Yaparken Jandarmaya Yakalandılar!
2741 kez okundu