Uzun yıllardır birinci sınıf olarak vergilerini ödeyen ilçe sakinleri, konutlarının gökdelen ve rezidanslarla aynı kategoride vergilendirilmesine, geçmiş beş yılın vergilerinin konut sahiplerinden bu şekilde talep edilmesine, belediyenin kötü yönetilmesinin, kaynakların doğru kullanılmamasının bedelinin vatandaşa ödetilmesine tepki göstermişti. Bu tepkilerden biri de Bayraklı’da ikamet eden Avukat Olgun Soydan’dan geldi.
Soydan, söz konusu haksızlığa ve oldu bittiye karşı konuyu yargıya taşımayı seçti. İzmir 2. Vergi Mahkemesi bu haksızlığa adeta dur dedi ve belediyenin kurnazlıkla yaptığı inşaat sınıf güncellemesi nedeniyle yapılan bina vergisi ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını koruma katlı paylarına ilişkin tarhiyatın iptaline istinaf yolu kapalı olmak üzere karar verdi. Bu durum, Bayraklı’daki konut sahipleri açısından büyük bir kazanım oldu.
Konuya ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Avukat Olgun Soydan, şu ifadeleri kullandı: “Toplumcu Belediyecilik örneği Bayraklı belediyemize dava açmak zorunda kaldım. Neden mi? 16 yıldır birinci sınıf sayılan evimi binlerce benzeri gibi kağıt üstünde lüks sınıfa çevirip, geçmiş beş yıl için vergi ödetmeye çalıştığı için. Halkın sırtından milyonlarca lira kaynak yaratmanın ‘kurnaz’ yolu…” Bu sözler, vatandaşların hissettiği mağduriyetin bir yansıması olarak dikkat çekmektedir.
Avukat Soydan, belediyenin bu uygulamasının ardında yatan niyetlere de değindi. “Bu kaynağı ne yapacaklar derseniz; önceki dönem imar Komisyonu başkanı olan belediye başkanı döneminde Turan’daki boş araziye yapılan gerçek lüks konutların yollarını altyapısını yapacaklar” diyerek, belediyenin asıl amacının lüks konut projelerini desteklemek olduğunu vurguladı. Soydan’ın bu açıklamaları, durumun sadece bir vergi meselesi olmadığını, aynı zamanda sosyal adalet ve eşitlik gibi daha derin meseleleri de içerdiğini gösteriyor.
Mahkeme kararına gelince, Avukat Olgun Soydan, “ultra zenginlere parke taşı olmadığım için mutluyum” ifadelerini kullanarak, vermiş olduğu mücadelenin ve mahkemenin kararının kendisini ne kadar mutlu ettiğini belirtti. Bu durum, yerel yönetimlerin sorumluluklarını yerine getirip getirmediği konusunda önemli bir örnek oluşturmakta ve benzer durumlarla karşılaşan diğer vatandaşlara ilham vermektedir.
Sonuç olarak, Bayraklı’da yaşanan bu olaya dair gelişmeler, yerel yönetimlerin vatandaşlarla ilişkilerini nasıl düzenlemesi gerektiği, kamu kaynaklarının nasıl kullanılması gerektiği ve vergilendirme politikalarının ne denli adil olması gerektiği noktasında önemli dersler sunmaktadır. Vergilerin adil bir şekilde toplanması ve bu kaynakların doğru bir şekilde kullanılması, toplumsal barış ve güvenin tesisi için kritik öneme sahiptir. Ayrıca, vatandaşların haklarını savunabilecekleri adalet mekanizmalarının varlığı, demokratik bir toplumda hayati bir öneme sahiptir.
1
“Uraloğlu: Posta Sektöründe Yeni Stratejiler Geliyor”
2927 kez okundu
2
İzmir Körfezi’nde Temizlik Çalışmaları Başladı!
2804 kez okundu
3
Özgür Özel: Meydanlardayız, Durmayacağız!
2756 kez okundu
4
Anık, İstifa Etti: Mücadele Devam Edecek!
2737 kez okundu
5
Kaçak Kazı Yaparken Jandarmaya Yakalandılar!
2726 kez okundu