Halk TV davasının ilk duruşması, 34 gündür cezaevinde bulunan Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş ve diğer gazetecilerin yargılandığı heyecan dolu bir atmosferde gerçekleşti. Duruşma, 2025 yılı itibarıyla İstanbul Adliyesi’nde, 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nde saat 09.40’ta başladı. Durum, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gündeme getirdiği bir bilirkişi ile ilgili TV haberinin yayınlanmasından kaynaklanıyordu. Davada Suat Toktaş’ın yanı sıra, Sorumlu Müdür Serhan Asker, Programlar Koordinatörü Kürşad Oğuz, Programcı Barış Pehlivan ve sunucu Seda Selek de yargılanmaktaydı.
Duruşmaya, sıkı bir güvenlik önlemi altında pek çok avukat, gazeteci, basın örgütü temsilcisi ve siyasetçi katıldı. Aralarında CHP Genel Başkan Yardımcıları Burhanettin Bulut, Gökan Zeybek ve Gökçe Gökçen’in yanı sıra milletvekilleri Mahmut Tanal, Sezgin Tanrıkulu, Utku Çakırözer gibi önemli isimler de yer aldı. Duruşma salonunun kapasitesi kısıtlı olduğu için birçok izleyici içeri giremeyince, adliye önünde geniş güvenlik bariyerleri kuruldu ve polis geniş güvenlik önlemleri aldı.
Seda Selek’in mahkemedeki savunması saat 10.04’te sona erdi. Duruşma devam ederken, 30 Ocak’ta tutuklanan Suat Toktaş jandarma eşliğinde duruşma salonuna getirildi. Salondakiler Toktaş’ı alkışlarla karşıladı. Selek’in savunmasının ardından sırayla Kürşad Oğuz savunmasına başladı. Oğuz, “30 yıllık gazeteciyim. Bu davayı bana değil gazeteciliğe açılmış bir dava olarak değerlendiriyorum.” ifadeleriyle başladı ve suçlamaların maddi bir temelinin olmadığını vurguladı. Oğuz, kaydı yapmaktaki amacının gündem olan kişinin söz hakkı tanımak olduğunu, yapılanların toplum yararına olduğunu belirtip, basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Pehlivan, savunmasına başladığında ise iddianamenin özetini sundu. Pehlivan, “Bu bir bilirkişi ile yapılan telefon görüşmesi,” diyerek davanın aslında basın özgürlüğüyle ilgili olduğunu belirtti. O, görüşmenin gazetecilik refleksiyle yapıldığını vurgulayarak, “konuşmalar normale uygun ölçüde geçti,” dedi. Bilirkişi ile arasında geçen diyaloglarda herhangi bir itirazın olmadığını belirtti ve bu durumun gazetecilik faaliyeti olduğunu ifade etti.
Duruşmanın ardından Suat Toktaş, “Buradan beraat çıkacak, dönem yargılaması yapmayın,” diyerek mahkemeye çağrıda bulundu. Savcılık ise Toktaş’ın tutuklu hali ve diğer gazetecilerin cezalandırılması talebinde bulundu. Yaklaşık 7 saat süren bu duruşmanın ardından mahkeme heyeti, nihayet kararını açıklamak üzere akşam saatlerine kadar ara verdi. Sonrasında, saat 15.30’da mahkeme heyeti, tüm gazetecilerin beraatine karar verdi. 34 gündür cezaevinde tutulan Suat Toktaş, tahliye edilecekti.
Savcılığın bu karara itiraz edeceği öğrenilse de, duruşma sürecinin basın özgürlüğü açısından ne kadar önemli olduğu açık bir şekilde vurgulandı. Duruşma göstermiştir ki, gazetecilik mesleğinin yasal zeminlerde ve özgürlük ortamında sürdürülmesi gerekmektedir ve bu tür davalar, ülkenin basın hürriyeti açısından kritik bir öneme sahiptir.
1
“Uraloğlu: Posta Sektöründe Yeni Stratejiler Geliyor”
2942 kez okundu
2
İzmir Körfezi’nde Temizlik Çalışmaları Başladı!
2821 kez okundu
3
Özgür Özel: Meydanlardayız, Durmayacağız!
2773 kez okundu
4
Anık, İstifa Etti: Mücadele Devam Edecek!
2753 kez okundu
5
Kaçak Kazı Yaparken Jandarmaya Yakalandılar!
2743 kez okundu